Güzel kıçlı kadınlar sevdim, her biri seni hatırlattı. Sigara içmeyi, Niran Ünsal`ı, İstanbulu... Oysa bilirdim tüm saydıklarımı senden öncede.
Rakı içmeyi öncesinde de severdim ama her bir kadeh seni hatırlatır olduğundan beri daha bir "senin şerefine" yudumlar oldum.
"Sen bana geç, ben sana eksiktim biraz"
Mum ışığından nefret eder oldum, şiir okumaktan soğudum; oysa Nazım ne de güzel yazmıştı senin için "Hoşgeldin Kadınım'ı".
Sayende seni sever oldum, kul oldum, köle oldum, erkek oldum.
Seni küçük otel odalarında düşler oldum geceleri, yalanlar söyledim unuttum diye gündüzleri.
"Ömrüm" deyişini özler oldum.
Sen artık bilmiyor olsan da sana sırılsıklam aşık oldum bu gece yine, niye'si, sebebi bende saklı...
"Gel otur yanıbaşıma kadınım; otur ki dermanın olayım".
28 Haziran 2013 Cuma
10 Haziran 2013 Pazartesi
Nerden Başlasam, Neyi Anlatsam-2: Return of the Mosquito
"...hani bu sivrisinekler alkol alan bedene yaklaşmazdı ?"
Sahne 1:
Yatakta tek başına yatmış bir adam, oda karanlık, kamera dar açı ile aniden karanlık odaya girer(gece çekim modunda) sağ yanına yatan adamın açıkta kalan sol omzuna zoom yapar ve bir çift minik göz.
Sahne 2:(Flashback mode on)
Sivrisinek yumurtadan o ilk çıktığı zamanları hatırlar. Ne de zor günler geçirmiştir, annesiz babasız. Onlarca kardeşle bir arada ufak bir su birikintisinde geçmiştir larvalığı. Ve olgunluğa attığı ilk adımları, özgürlüğe ilk uçuşu, ilk kan emişi, konduğu bir bedende fark edilip atılan tokattan ilk kaçışı, kirişi ilk kırışı.
* Sahne siyah beyaz çekilip Tarantino filmi havası verilebilir.(Bknz: Kill Bill Vol:I-II)
Sahne 3:(Şimdiki Zaman - Sahne termal kamera görüntüleriyle desteklenir)
Sivrisineğin fütursuzca kanı çekmesi izleyiciye pompalanırken yataktaki adamın hafif sol yanına dönme hareketi izleyiciye fark ettirilir(Senaryonun yerine oturması için bu elzemdir zira).
Termal kamera görüntüleri tam bu anda ekrana yansır; önce dar açıyla sol koldan sivrisineğin vücuduna sıcak sıvı akışı görünür, sonra açı genişler ve adamın burun hizasında sıcaklık artışı ile nefes alışverişin arttığı teması işlenir, "uyuyan canavarın uyanışı mesajı verilmektedir".
Sağ kolun ufak hareketlenmesi ekrana yansımaya başladığı anda, gece görüşüne sahip kameranın görüntüleri ekrana yansır, adamın gözlerinin ani açılışı, sivrisinekle göz göze gelme anı ve "huleeeeeyyyn" nidası eşliğinde sağ kolun havada yaptığı kavisle sahne son bulur.
Sahne 4:(Final Part)
Odanın ışıkları açık, kamera adamın burun deliklerine zoom yapmış ve hızlı nefes alışverişe odaklı. Sonra kamera yavaş yavaş geniş açıya geçer, adam yatakta yarı doğrulmuştur. Adamın meraklı gözleri az önce sağ elinin sol koluna yapıştığı noktaya dikkat kesilidir.
Sağ el yavaş yavaş kaldırılır ve kırmızı...
Tam burada Meiki Koji ablamız Flowers of Carnage'yi patlatır.(Ne var yani Tarantinoyla aynı şeyi beğenemez miyiz :) )
Ve adam vücudunu yatağa bir anda bırakır, kolları yanlara açıkken mırıldanmaktadır: Ne emmiş be namussuz"
Sahne 1:
Yatakta tek başına yatmış bir adam, oda karanlık, kamera dar açı ile aniden karanlık odaya girer(gece çekim modunda) sağ yanına yatan adamın açıkta kalan sol omzuna zoom yapar ve bir çift minik göz.
Sahne 2:(Flashback mode on)
Sivrisinek yumurtadan o ilk çıktığı zamanları hatırlar. Ne de zor günler geçirmiştir, annesiz babasız. Onlarca kardeşle bir arada ufak bir su birikintisinde geçmiştir larvalığı. Ve olgunluğa attığı ilk adımları, özgürlüğe ilk uçuşu, ilk kan emişi, konduğu bir bedende fark edilip atılan tokattan ilk kaçışı, kirişi ilk kırışı.
* Sahne siyah beyaz çekilip Tarantino filmi havası verilebilir.(Bknz: Kill Bill Vol:I-II)
Sahne 3:(Şimdiki Zaman - Sahne termal kamera görüntüleriyle desteklenir)
Sivrisineğin fütursuzca kanı çekmesi izleyiciye pompalanırken yataktaki adamın hafif sol yanına dönme hareketi izleyiciye fark ettirilir(Senaryonun yerine oturması için bu elzemdir zira).
Termal kamera görüntüleri tam bu anda ekrana yansır; önce dar açıyla sol koldan sivrisineğin vücuduna sıcak sıvı akışı görünür, sonra açı genişler ve adamın burun hizasında sıcaklık artışı ile nefes alışverişin arttığı teması işlenir, "uyuyan canavarın uyanışı mesajı verilmektedir".
Sağ kolun ufak hareketlenmesi ekrana yansımaya başladığı anda, gece görüşüne sahip kameranın görüntüleri ekrana yansır, adamın gözlerinin ani açılışı, sivrisinekle göz göze gelme anı ve "huleeeeeyyyn" nidası eşliğinde sağ kolun havada yaptığı kavisle sahne son bulur.
Sahne 4:(Final Part)
Odanın ışıkları açık, kamera adamın burun deliklerine zoom yapmış ve hızlı nefes alışverişe odaklı. Sonra kamera yavaş yavaş geniş açıya geçer, adam yatakta yarı doğrulmuştur. Adamın meraklı gözleri az önce sağ elinin sol koluna yapıştığı noktaya dikkat kesilidir.
Sağ el yavaş yavaş kaldırılır ve kırmızı...
Tam burada Meiki Koji ablamız Flowers of Carnage'yi patlatır.(Ne var yani Tarantinoyla aynı şeyi beğenemez miyiz :) )
Ve adam vücudunu yatağa bir anda bırakır, kolları yanlara açıkken mırıldanmaktadır: Ne emmiş be namussuz"
4 Haziran 2013 Salı
Zehirleniyorum Lan !!!
Zehirleniyorum Lan !!!
Öyle birden bire değil, hergün ufak dozlarla, hergün biraz daha artan bir istekle.
Her gün ciğerlerime çekiyor, damarlarıma alıyorum.
Bir köşede pislik gibi ölesim var Lan !!!
Piç gibi, puşt gibi, berduş gibi, beş para etmez gibi hayattan silinesim var.
Beynim yanıyor Lan !!!
Hani adamakıllı ağlayamadığımdan gözlerim ağrıyor,
Hayatı siktir edesim geliyor, ne yazık ki hayattan siktir olup gittiğimi farkediyorum her sefer.
Deliriyorum Lan!!!
Bildiğin deliriyorum,
Adamakıllı(!) deliriyorum.
Hayatın ağzına sıçmak istiyorum boğazıma kadar boka batmışken.
Biraz o arayıpta bulamadığımdan istiyorum Lan!!!
Çok şey mi istiyorum ?
Öyle birden bire değil, hergün ufak dozlarla, hergün biraz daha artan bir istekle.
Her gün ciğerlerime çekiyor, damarlarıma alıyorum.
Piç gibi, puşt gibi, berduş gibi, beş para etmez gibi hayattan silinesim var.
Beynim yanıyor Lan !!!
Hani adamakıllı ağlayamadığımdan gözlerim ağrıyor,
Hayatı siktir edesim geliyor, ne yazık ki hayattan siktir olup gittiğimi farkediyorum her sefer.
Deliriyorum Lan!!!
Bildiğin deliriyorum,
Adamakıllı(!) deliriyorum.
Hayatın ağzına sıçmak istiyorum boğazıma kadar boka batmışken.
Biraz o arayıpta bulamadığımdan istiyorum Lan!!!
Çok şey mi istiyorum ?
2 Mayıs 2013 Perşembe
Sevgili'ye
Gel otur yanıbaşıma, sana anlatacağım kucak dolusu masallarım var...
Hırslarımdan, isteklerimden, şehvetimden, bedenimden sıyrıldım; sana anlatacak geceler dolusu hikayelerim var.
Peşisıra rüyalar alemindesin yanımda, her rüya belki bir kaç saniye ama bir ömür gibi aslında.
Gel otur yanıbaşıma sevgili, sana söyleyeceğim ağız dolusu "seni seviyorum"lar var.
...
Zaman durmuştu sanki, zaman hiç geçmemiş. İkimizde biraz kilo almıştık sanki.
Gülümsemen, bakışın, gözlerini gözlerime dikip bakman yine "Sen"di.
Bir şarkı kıvamındaydı sanki yanyana olmak; ikimizinde "başımızda kavak yelleri" biraz.
...
Ne çok derine işlediysen, her derin derin dalıp gittiğimde bulmaya başladım seni.
Sen ne bir beden, ne bir ademkızı; suretini Yaratana yakıştırdığım; affet beni Tanrım...
...
Hala yüzüm gülüyor ara ara, kendimle avunuyorum, böyle işte kendimin kendime itirafı.
Hırslarımdan, isteklerimden, şehvetimden, bedenimden sıyrıldım; sana anlatacak geceler dolusu hikayelerim var.
Peşisıra rüyalar alemindesin yanımda, her rüya belki bir kaç saniye ama bir ömür gibi aslında.
Gel otur yanıbaşıma sevgili, sana söyleyeceğim ağız dolusu "seni seviyorum"lar var.
...
Zaman durmuştu sanki, zaman hiç geçmemiş. İkimizde biraz kilo almıştık sanki.
Gülümsemen, bakışın, gözlerini gözlerime dikip bakman yine "Sen"di.
Bir şarkı kıvamındaydı sanki yanyana olmak; ikimizinde "başımızda kavak yelleri" biraz.
...
Ne çok derine işlediysen, her derin derin dalıp gittiğimde bulmaya başladım seni.
Sen ne bir beden, ne bir ademkızı; suretini Yaratana yakıştırdığım; affet beni Tanrım...
...
Hala yüzüm gülüyor ara ara, kendimle avunuyorum, böyle işte kendimin kendime itirafı.
30 Nisan 2013 Salı
Arçibıl'la Sohbetler Serisi - Vol IV
Arçibıl: Hadi abicim çık artık neredeyse. Bak bu kez ben çağırıyorum seni.
Yorgun ve yoğunum Arçibıl, sanki 24 saat yetmiyor.
Arçibıl: Hmmm
Hmmm ya.
Bunalıyorum bu aralar, ara ara değil her vakit, sık sık seyahat ediyorum üstelik.
Belki bahar çarpıyor bilmiyorum, agresifim, depresifim vesaire.
Düzelirim belki bilmiyorum.
Sık sık Amy ablayı dinliyor ve bu dünyadan göçüşüne küfrediyorum.
Arçibıl: Abim, güzel abim.
Kadim dostum, boşver beni, düzelirim belki. Hadi beraber dinleyelim...
Yorgun ve yoğunum Arçibıl, sanki 24 saat yetmiyor.
Arçibıl: Hmmm
Hmmm ya.
Bunalıyorum bu aralar, ara ara değil her vakit, sık sık seyahat ediyorum üstelik.
Belki bahar çarpıyor bilmiyorum, agresifim, depresifim vesaire.
Düzelirim belki bilmiyorum.
Sık sık Amy ablayı dinliyor ve bu dünyadan göçüşüne küfrediyorum.
Arçibıl: Abim, güzel abim.
Kadim dostum, boşver beni, düzelirim belki. Hadi beraber dinleyelim...
25 Mart 2013 Pazartesi
Oral Sex Klavuzu(Erkekler İçin)
Fi tarihinde verdiğim açıklamalı "Anal Sex Klavuzu"muzdan sonra düşündüm, düşündüm, düşündüm.
Yoooook, bu yazıyı düşünmedim yahu, farklı şeyler vs.
Tam da şu an otururken dedim ki kendi kendime "Eh bir insan Anal sex kıvamına gelmişse bunun bir de öncesi olmalı". Biz kitabın orta yerinden, hatta sonuç bölümünden konuşmuş ve fakat "Giriş" bölümüne değinmemişiz, buyrun size giriş bölümü...
Malzemeler:
Bir adet bayan, çıtır, cıvır, işveli&cilveli hatun kişisi.
Dil(sizde mevcut)
Farklı aroma isteyenler için, çikolata-reçel-bal-marmelat-dondurma vs.
Yapılışı:
Hatun kişi ile öncelikle pozisyon konusunda fikir birliği yapılmalıdır. Eğer bu aşamada fikir birliği yapılmışsa yahut süreç simültane gelişmişse ve kafa bacakların arasındaki yerini almışsa lütfen "Hangi pozisyonda yalanmak istersin şekerim" kıvamında konuşmalar yapmayınız, olayı çirkinleştirmeyiniz.
Öncelikle bilinmesi gereken klitorise yapılacak bir zemin etütünün size olumlu olarak geri döneceğidir.
Zemin etütü derken sondaj makinasıyla hatuna işlem yapmayı aklına getirenlerin "malzemeler" kısmına bir kez daha göz atmalarında fayda olduğunu belirtirim.
Klitorise yapılacak ufak dil dokunuşları yavaş yavaş bu noktanın belirginleşmesine ve sertleşip hatun kişiden "off, ahh, eveeeeeeet" benzeri sesler çıkmasına yol açacaktır. Ancak hatun kişiden "hiii, abiiim yada hiii kocaaam" benzeri bir ses çıkmışsa arkanızı dönmeden eşhedüyü çekmek size ölmeden önce zaman kazandırabilir.
Eğer herşey yolundaysa ve süreç doğru işliyorsa vajina dudaklarında şişme(bazen yanlara doğru açılmalar) olmasının yanı sıra vajina deliğinden sıvı transferi de başlayacaktır. Burada dikkat edilecek bir konu ise hangi delikten sıvı geldiğidir. Bilindiği üzere vajinadaki iki delikten biri üretra, diğeri ise rahimle alakalıdır. Bizi ilgilendiren delik ise rahimle alakalı olandır. Ancak olur ya "pissingsever" bir hatuna denk geldiyseniz üretradan çıkan sıvıyı(bildiğiniz çiş işte) suratınızda bir tazyik ile hissedebilirsiniz. Bu durumda ağız burun kapatarak(eğer bu özel bir fanteziniz değilse) bulunduğunuz koordinatı değiştirmekte fayda olacaktır.
(Sizi bilmem ama çiş olayı, hele ki surata; fena hemde çok fena)
Bu konuda da anlaştığımıza göre asıl konuya dönebiliriz. Vajinadan sıvı gelmeye başladığında(artık hangi sıvıyı kasdettiğimizi biliyoruz) birşeyler yolunda demektir. Bundan sonra işin asıl eğlencesi başlar. İsteğe göre vajina dudaklarını dudakların arasına alıp emmek, dilin vajinaya giriş çıkış yapması hanenize artı puanlar sağlayacağı gibi, hatun kişininde zevkli dakikalarını daha da yükseklerde yaşamasına yol açacaktır. Tabii ellerim boş kalmasın diyorsanız tercihe bağlı olarak hatun kişiyi okşamak, meme uçlarını sıktırmak, ya da parmakların vajina yada kıç deliğini uyarması karşılıklı hazzı arttırabilir. Ancak ellerim bomboş diyerek saçmalamaya gerek yoktur. Hazır eller boşken dağılan çarşafı düzelteyim, burnumdaki tatağı alayım falan; yapmayın bunları. Bak hele burundaki tatağı hiiiiç yapmayın. Ulen midem bulandı, bari yaptın git ellerini yıka be adam.
Dikkatli okuyucular malzemeler listesindeki bal, reçel vs'yi henüz kullanmadığımızı farketmişlerdir. Bunları tercihe bağlı olarak vajinaya, klitorise, yada meme uçlarına sürerek oral seksi hem kendiniz, hemde partneriniz için daha keyifli bir hale getirebilirsiniz. Ancak burada da dikkat çekmek istediğim özellikle bir konu var. Lütfen bal kullanacaksanız outdoor çalışması yapmayın. Hayır sonra civardaki arıların ve ayıların sizler için neler yapabileceğiniz görmek pek iyi sonuçlar doğurmayabilir.
Geldik işin özellikle hatun için en keyifli, erkek için en dikkat edilesi boyutuna:"Boşalma anı"
O an itibarı ile hatun kişi zevkin doruğuna çıkarken bacaklarını öyle sert ve sıkı kapatacaktır ki kadınların en kuvvetli kasının sadece çene kaslarını olmadığını anlayacaksınız.
(Birde bunun konuştuğunu düşünsenize, of offf)
Kadın tam boşalırken mümkünse kafanızı rahat nefes alabileceğiniz bir noktaya çekin, yada derin bir nefes çekip tutun. Unutmayın kadınların orgazmı esnasında nefes alamamaktan dolayı ölmüş yada beyne yeterli oksijen gidemediğinden idiot olmuş nice koçyiğitler var.
Netice itibarı ile lütfen aşağıdaki gibi bir orgazm beklemeyin. Belli bir miktar sıvı gelmesi normaldir, ama olur ya hatunun böylesine denk gelirseniz de hatunla yaşayacağınız bir sonraki oral seks maceranıza şemsiye ve yağmurlukla gelmeniz yararınıza olacaktır.
Bir sonraki klavuzda görüşmek dileğiyle...
18 Mart 2013 Pazartesi
3G
Nedir abicim bu 3G diye sordum, alelacele bana şu cevabı verdi "Iıııı, hani olum bu telefonda oluyor ya, internet şeysi. Böyle görüntülü falanda konuşuyorsun".
"Allahın tosbağası" diyesim geldi bir anda. Ne telefonu, ne interneti !
Onca yıldan sonra gördüğümde hacmen büyüttüğün götün, göğsün ve göbeğinden bahsediyorum sana.
"Allahın tosbağası" diyesim geldi bir anda. Ne telefonu, ne interneti !
Onca yıldan sonra gördüğümde hacmen büyüttüğün götün, göğsün ve göbeğinden bahsediyorum sana.
Gülümsedi...
Sende fena değilsin dedi, gülümsedim.
Açık büfeden tabaklarımıza olanca ızgaraları doldurup gazlı içecekler eşliğinde içimizdeki gazlarımızı atıverdik karşılıklı.
5 Mart 2013 Salı
Sahi, Sen Hiç ... Dinler miydin ?
Şubat ayının son haftası...
Ankara.
Tıpkı seninle konuştuğumuz gibi, kıçım -az da olsa- buz tutuyor.
Aklımdasın, oturuyor ve bira yudumluyorum sayamadığım sigaralarla.
İçeride şarkı söyleyen üç amatör müzisyen.
Neşelendirmeye çalışıyorlar aslında ama, sanki herkes biraz hüzünlenmeye gelmiş oraya o gece.
Bir şarkı istiyorum çalmaları için, onlar çalıyor ben eşlik ediyorum.
Eşlik ederkende aklıma hep sana sormayı düşünüpte soramadığım o soru geliyor:
"Sahi, Sen hiç Ahmet Kaya dinler miydin ?"
Sen; belki bunları hiç okuyamayacaksın, olsun.
8 Şubat 2013 Cuma
31 Ocak 2013 Perşembe
Otobüsler Üzerine
Giriş Notu: Hayatımın önemli bir parçası gibiydi hep seyahatler, bir şehirden bir başka şehire. Uçak yolculuklarının -aslında bilet fiyatlarının ucuzlaması kastedilmektedir- bu denli revaçta olmadığı dönemlerde sık sık seyahat ederdim otobüsle. Ve bu eski dostla hala sıkı bir bağımız vardır.
Hareket problemlerinin atasıydı A şehrinden B şehrine giden otobüsler. A şehrinden kalkar durmaksızın 60 km/saat yada 80 km/saat sabir hızla ilerleyip B şehrine varırlardı. Arada bir diğer otobüsle nerede karşılaşacakları sorulurdu, o da hep muammaydı bizim için.
Oysa problem hiçte düşünüldüğü kadar kolay değildi. Hangi otobüs terminalden 80 km hızla fırlar yada diğer terminale aynı hızla girerdi ki ? Kaldı ki hız sınırı getirilene kadar benim gördüğüm hiçbir şoför 80 km ile otobüs kullanacak kadar yavaş değildi. Ayrıca hangi otobüs mola vermeden bir şehirden bir başka şehire giderdi ki ? Mola yerlerinde yapılan anonslar "Şakşak Turizmin yavşak yolcuları" geyiğine ne de meze olmuştu bir zamanlar. Kaldı ki mola yerlerinden hareket edilecekken hep gelmeyen bir yolcu olur, muavin yolcu avına çıkardı.
Problemlerin bize anlatmadığı çok şey vardı. Bu arabaların yakıtı, yağı, suyu vs. Tüm bu masraflar gözardı edilir sürekli A şehri ile B şehri arasında mekik dokutturulurdu. Hem çalışanlara yazık değil miydi, köle miydi bu insanlar iki şehir arasında ?
Muavinlerden bahsedilmezdi mesela problemlerde, ama muavinler oldum olası problemdi gözümde. "Beyefendi sizi arka tarafa alalım" diye başlayan çok cümle duyup kavga etmişliğim vardır bu meslek grubu çalışanlarıyla. Her yolculuğa "Otobüsümüze hoşgeldiniz, bizi sizler var ettiniz" ile başlayıp "Bir ihtiyacınız olursa yukarıdaki kırmızı ışığa yada 15 dakikada bir yapacaım kontrollerde bana bildiriniz" diyen bu arkadaşlar, bırakın 15 dakikayı yaptıkları ilk servisten sonra dönüp size bakmazlar, üstüne üstlük gece boyu da fosur fosur uyurlardı. Ekstra su istediğinizde size düşman gibi bakarlar, "al zıkkım iç" bakışıyla size bir bardak suyu zehir ederlerdi. E hani sizi biz var etmiştik, şimdi ne oldu ? Neyse!
Birde "Bayan yanı" muamması vardı hep. Bir erkek için bu durum "Oooo Yeah" kıvamındayken, kadın ve otobüsteki diğer yolcu ve personel için namus meselesine dönebiliyordu. Sanırım otobüste geçen seks hikayelerine kendimizi çok inandırmıştık. Yanımıza bir bayan düşünce gece boyu limitsiz seks aklımızdan çıkmazken, yanımıza düşen bir bayan bizi potansiyel "Nuri Alço" belliyordu.
Ama tüm bunlar hikayelerde kaldı. Hiçbir otobüste sevişmişliğimiz olmadı; cama kafamızı dayayıp otobüste gözümüze kestirdiğimiz cıvırla seviştiğimizi düşünürken olduğumuz ereksiyonları saymazsak.
Son Not: Şimdi hala o otobüsün A şehrinden B şehrine kaç saatte gittiğini merak ediyor musunuz ?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











