2 Aralık 2014 Salı

Aysel...

Her şey iki seneden biraz daha fazla bir zaman diliminde başladı...
Aysel.
Hayatıma girdiği günü hatırlamıyorum mesela. Ansızın çıkıverdi karşıma, yapıştı tenime; beni bırakmamacasına. İlkin her şey sıradan geliyordu; her şey dediğim Aysel, ben ve dünyadan ibaret...
Alıştık zamanla birbirimize, alıştıkça sevdik.
Dokunduğum doğrudur Aysel'e; dokunup okşadığım. Uzun uzun bakıyordum bazen, gözlerimi kaçırmadan.
Bir gün bir parçam olduğunu hissettim Aysel'in. O an kafama "dank" etti tüm olanlar. Olamazdı, ona bu denli bağlanamazdım. Söküp atmaya çalıştım Aysel'i hayatımdan. Kanadım, kanattım.
Yine de olmadı, başaramadım.
Sonunda bende sevdim...


Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...*


İki Ay Önce 

Yanında biri belirdi, önemsemedim. Yakınlaştıklarını hissediyordum, Aysel ise ısrarla reddediyordu tüm bu olanları.
Neydi sorun ? İlişkimiz mi monotonlaşmıştı ?
Yoksa, yoksa ? Aysel bu genç zibidiye mi kapılmıştı ?
Bulduğum ilk fırsatta hırpaladım piçi. Aysel benimdi. Ona siktir olup gitmesini, Aysel'e yaklaşmamasını söyledim. Suratıma sırıtarak bakıyordu, her göz göze gelmemiz daha da hırslandırıyordu beni. Ne zaman Aysel'e baksam yanında bitiyordu...
Ve bir gece en kanlı kavgamızı yaşadık Aysel'le. Canını yaktım, canımı yaktı. Tırnakları etlerime saplanmışken tenini kana buladım. Ve tüm bunlar o piçin gözleri önünde oldu. Tahmin ettiğiniz gibi, piç sadece sırıtıyordu.

Dün

Kapıyı açıp aniden daldım içeri. Sekreterin "Beyefendi durun sıradaki hasta siz değilsiniz" laflarına bakmaksızın doktora doğru yürüdüm.

+Söküp atmak istiyorum Onu, hatırlamak istemiyorum. Onu ve o piçi.
-Bir bakalım, hmmm.
-PB Bey iki tane topuk siğiliniz var.
+Evet şu sarışın olan. Adı Aysel. 
-Aysel mi ?
+Evet. Bir de o yanındaki piç. İkisini de görmek istemiyorum artık.

Sekreterin kıkırdaması duyuldu.

- Bu elimde tuttuğum şey ne biliyor musunuz ?

"Herkesin tuttuğu kendine" demek isterdim, diyemedim.(Fesatlanmaya gerek yok, herif elinde metal bir tüp tutuyordu).

-Bu -196 derecede sıvı Azot. Şimdi siğillere sıkacağız bunu.
+Aysel, dedim.
-Ha evet, Aysel.  Aysel'e veda edin o halde.

Göz göze bakıştık son bir kez  daha. Tedirgin ama mağrur bir bakış fırlattı bana.
Önce bir uyuşukluk hissettim. Sonra biraz yanma.

-Acı var mı acı ?
+Tüneli kaçmak için kazdım amk. (Pardon hatlar karıştı)
+Eh ufaktan bir sızlama var.
-Sen birazdan göreceksin acıyı.
+ !?!?!?!?!?!
+Iğğğğğğyyyk amk.
-Ehihehühe.
...
-Ayağınızın üzerine fazla basmayın, su değmesinde bir sakınca yok, Batticon'u sabah akşam süreceksiniz.


Gafam Yandı amk

Bugün

Topuğum şişmiş durumda. Aysel ve o piçin cansız bedenleri öylece duruyor. Unutmam biraz zaman alacak ama olacak.
Ah Aysel ah...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bir göz atayım hele neler neler yazmışsın